
1999 yılında Çanakkale’de doğan Deniz Kaya’nın görsel anlatıyla kurduğu ilişki, çocuk yaşlarda annesinden kalan analog fotoğraf makineleriyle başladı. Görüntüye duyduğu merak, erken dönemde bir oyun alanıydı; zamanla bir ifade biçimine dönüştü.
Lise yıllarında İstanbul’dan başlayarak bisikletle Türkiye turuna çıkması ve ardından otostopla Avrupa’yı dolaşması, bu yolculuğa yeni bir boyut ekledi. Yanında bir GoPro 3 vardı. Başlangıçta yalnızca anıları kaydetme isteğiyle tuttuğu görüntüler, kısa sürede hikâye kurma ihtiyacına dönüştü. Videografi, bu noktada hayatının merkezine yerleşti.
Pandemi öncesinde Bozcaada Caz Festivali, Gelibolu Maratonu ve çeşitli yerel tadım etkinliklerinde fotoğrafçı ve kameraman olarak görev aldı. Pandemi dönemini ise köy hayatında, sahadan uzak ama üretimden kopmadan geçirdi. Bu süreçte tamamen post-prodüksiyon ve kurguya odaklandı; işin mutfak tarafında derinleşti.
Danimarka’da Nordisk Folkecenter için gerçekleştirdiği belgesel çekimi, yönünü netleştiren bir kırılma noktası oldu. Bu projeden sonra odağını tanıtım filmleri ve belgesel sinemaya çevirdi.
Tırmanış ve dağcılıkla aktif olarak ilgilenen Kaya, doğayla kurduğu bu fiziksel ve zihinsel disiplini üretimlerine de taşır. Gözlem gücü, sabrı ve ritim duygusu, Yedisinema bünyesindeki çalışmalarının temelini oluşturur.